Sonucu Daralt
Kategori
Yayıncı
Fiyat Aralığı
Eser Sahibi
Sıralama : Göster :
Toplam 530 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1
Belki önce bu yaralar geçmez diyeceksin; ama zamanla hafifleyecek bütün ağrıların. Benden önce geçmez dediğin bütün acıların nasıl yok olduysa benden sonra da yok olacaklar merak etme. Seni gülümseten yüzüm başka bir yüze taşınacak bir süre sonra. Hatıralar bir tatlı tebessüm olacak kalabalık gecelerde. Adımı duyduğunda bile adı lazım değil diye başlayacaksın cümlelerine. Kim bilir belki benden daha çabuk unutacaksın. Gülüşlerimizi de kavgalarımızı da unutmuş olacaksın. İşte o zaman susmayı ve sevmeyi, yeni
17.99 TL.
Şu fani dünyada hayatın dalgaları içinde oradan oraya savrulan her insan, kalbini okşayan ve aklına hitap eden şirin bir dost ister ve ruhunun meyelanlarına yön veren şaşmaz bir rehber arar. Hem herkes, tüm korku ve endişelerine set çeken yorulmaz bir yoldaşı bekler. Aslında böyle bir arkadaşı bulan maddi ve manevi tüm ihtiyaçlarına kâfi gelen tükenmez bir hazineyi bulmuş olur. O arkadaşı bulmanıza yardımcı olacak sırları elinizdeki kitapta bulacaksınız.
12.99 TL.
Kışın, uzun geçen gecelerin Zorlandığım bir günün ya da Ormanda kaybolduğum Beynimin yorğunluğunda Başvurduğum pusulam Yolumu, yönümü gösterir. Manyetik ucu hep doğuya yönelir Ve nedense çocuklar hep orada üşür Oysa güneş, önce selam der doğuya Nedendir bilinmez, en çok batı aydınlanır Ve orada kaybolur güneş Hiçbir şey yokmuşçasına.
20 TL.
Güneş başka enlem ve boylamlarda da üstlendiği görevi yerine getirmek üzere; farklı coğrafyaları aydınlatacaktı, başka çocukları öpecekti, doğayı canlandıracaktı. Peki ülkemde kazılan çukur mezarları da görecek miydi? O çukurlarda yitirilen anaların yüreklerini ve hala soğumayan yüreklerini ve hala soğumayan yüreklerindeki yaraları da görecek miydi? Surları tekrar bozulmamış eski durumuna getirecek miydi? Yaşamın ona yüklediği sorumluluklarını anımsayarak, görevini yerine getirecek miydi? Yoksa yine sorumlu
20 TL.
Bir aralığa vardık, gözlerimiz 'birbirimize' gerçek, sözlerimiz 'birbirimize' ait iken... An geçe durup yorulduk ilk aralığın gerçeğine, var ettiği 'sen' gibi... Dünyayı göz görür, evet ama 'seni' gerçeğin ilk aralığına kim anlar? Anlar da soluna çarpan her anın doğuşuna var olur... Sebebi olup göğsün soluna çarpan anın, yürüyüp geçmek mümkün mü gerçeğin sessizliğine sessiz kalıp ne gözlerinin yaşı ne söz ve ne de bakışların sessiz yokuşa baktığı yer ve sana aitken; 'ne olduğun' ve 'adın' hep orada durur...
12 TL.
Ziya Gökalp, Türk medeniyet tarihini üç devreye ayırır: 1) Eski devir: Türk kavminin zuhurundan itibaren Türklerin İslâm dinine girmesi zamanına kadar. 2) Orta devir; İslâm dinine girmesinden Batı medeniyetini kabul zamanına kadar. 3) Yeni devir: Garp medeniyetini kabulünden bugüne kadar. Gökalp, elinizdeki kitapta eski Türk medeniyetinden yeni Türk medeniyetine uzanan çizgiyi ustalıkla ortaya koyarak bizi aydınlatır.
27 TL.
Romanlarının konularını Birinci Dünya Savaşı yılları ve sonrasının; yeni bir devletin, rejimin sancılı kuruluş döneminin toplumsal, sosyal ve siyasi tezahürlerinden alan Burhan Cahit Morkaya, Hizmetçi Buhranı adlı bu yapıtında, İstanbul'un burjuva addebileceğimiz sınıfına mensup, sosyoekonomik düzeyi ve refahı yüksek ailelerin konak hayatına, onların gündelik yaşantılarına ayna tutmaktadır. Bu evlerde görev alan hizmetlilerin yaşam kaygıları, geçim dertleri, maddi hesapları, aşkları, çıkar ilişkileri, diğer
12 TL.
Drüben in der Straße stand ein altes, altes Haus, das war fast dreihundert Jahr alt, so konnte man an einem Balken lesen, an dem die Jahreszahl zugleich mit Tulpen und Hopfenranken einge- kerbt war. Da standen ganze Verse in der Schreib- weise alter Tage, und über jedem Fenster war ein fratzenhaftes Gesicht in den Balken eingeschnitten. Sokağın karşısında eski, çok eski bir ev vardı. Kirişlerinin birinde, lalelerle ve sarmaşıklarla kaplı olan kirişlerinin birine kazınmış tarih okunabiliyordu. Orada eski
4.99 TL.
Bu kitap, lise öğrencileri için hazırlanmıştır. Filoloji doktoru A.P. Chudakov, öğrencileri A. P. Çehov'un hayatıyla tanıştırır. Bu kitap, sanat dünyasında yeni bir sayfa açan Çehov'un, çocukluk ve gençlik izlenimlerinin eşsiz sanatsal algısının hangi koşul ve şartlarda oluştuğunu, mizah dergilerinde çalışırken nasıl büyük bir yazar olduğunu ortaya koymaktadır.
12 TL.
Paris'te, Seine nehrinin üzerindeki en eski köprü olan Pont Neuf'te bir yolculuğa çıkın. İnsanın hayvani içgüdülerinin yolculuğuna...Köprü Üstü Aşıkları filmine de konu olan bu köprüye ve Paris'in sokaklarına, dar geçitlere bir de Émile Zola'nın anlatımıyla bakın. Döneminde ses getiren, eleştirilen;filmlere, dizilere, müzikallere ve operaya olan uyarlamasıyla da günümüze kadar gelen, dolayısıyla Zola'nın tanınmasında büyük pay sahibi olan bu kitapta şehveti ve kasveti bir arada bulacaksınız. Zola bu romanın
15 TL.
Es war so herrlich draußen auf dem Lande. Es war Sommer, das Korn stand gelb, der Hafer grün, das Heu war unten auf den grünen Wiesen in Schobern aufgesetzt, und der Storch ging auf seinen langen, roten Beinen und plapperte ägyptisch, denn diese Sprache hatte er von seiner Frau Mutter gelernt. Rings um die Äcker und die Wiesen gab es große Wälder und mitten in den Wäldern tiefe Seen. Ja, es war wirklich herrlich da draußen auf dem Lande! Dışarıda kırda harika bir hava varmış. Mevsimlerden yazmış. Buğdaylar
4.99 TL.
Charles Dickens was bom on February 7,1812, in Port sea, England. His parents were middle-class, but they suffered financially as a result of living beyond their means. When Dickens was twelve years old, his family's dire straits forced him to quit school and work in a blacking factoiy (where shoe polish was manufactured). Within weeks, his father was put in debtor's prison, where Dickens's mother and siblings eventually joined him. At this point, Dickens lived on his own and continued to work at the factor
10 TL.
William Shakespeare was an English poet, playwright, and actor. He was born on 26 April 1564 in Stratford-upon-Avon. His father was a successful local businessman and his mother was the daughter of a landowner. Shakespeare is widely regarded as the greatest writer in the English language and the world's pre-eminent dramatist. He is often called England's national poet and nicknamed the Bard of Avon. He wrote about 38 plays, 154 sonnets, two long narrative poems, and a few other verses, of which the authorsh
10 TL.
Charles Dickens was bom on February 7,1812, in Port sea, England. His parents were middle-class, but they suffered financially as a result of living beyond their means. When Dickens was twelve years old, his family's dire straits forced him to quit school and work in a blacking factoiy (where shoe polish was manufactured). Within weeks, his father was put in debtor's prison, where Dickens's mother and siblings eventually joined him. At this point, Dickens lived on his own and continued to work at the factor
20 TL.
Es war entsetzlich kalt; es schneite, und der Abend dunkelte bereits; es war der letzte Abend im Jahre, Silvesterabend. In dieser Kälte und in dieser Finsternis ging auf der Straße ein kleines armes Mädchen mit bloßen Kopfe und nackten Füßen. Es hatte wohl freilich Pantoffel angehabt, als es von Hause fortging, aber was konnte das helfen! Hava korkunç soğukmuş. Kar yağıyormuş ve çoktan akşam karanlığı çökmüş. Yılın son akşamıymış, yılbaşı akşamıymış. Bu soğukta ve karanlıkta küçük bir kız çocuğu başı açık,
4.99 TL.
Draußen im Walde stand ein niedlicher, kleiner Tannenbaum; er hatte einen guten Platz, Sonne konnte er bekommen, Luft war genug da, und ringsumher wuchsen viel größere Kameraden, sowohl Tannen als Fichten. Aber dem kleinen Tannenbaum schien nichts so wichtig wie das Wachsen; er achtete nicht der warmen Sonne und der frischen Luft, er kümmerte sich nicht um die Bauernkinder, die da gingen und plauderten, wenn sie herausgekommen waren, um Erdbeeren und Himbeeren zu sammeln. Ormanın derinliklerinde küçük sevi
4.99 TL.
Genç prensin o sabah kurduğu müşavere meclisi pek gürültülü oldu. Mecliste bulunanların hepsi, şehzadeyi padişah ilân etmekte ittifak ediyorlardı. Fakat dâvanın delilleri üzerinde birleşemiyorlardı, fikir ayrılığına düşüyorlardı. Başta Lâla Yakup Bey olduğu halde birçokları Cem'in, Beyazıd'a bilgi, kuvvet ve cüret itibariyle faik olduğunu beyannameye kaydetmek istiyorlardı ve bunu padişahlığa istirikak için kâfi görüyorlardı. Bir kısmı Cem'in henüz çocuk iken babası tarafından Padişah vekilliğine layık görü
25 TL.
Timur, ağırlıkların yanında develerin bağlanmalarına bakıyordu. Fillerin uzaktan harekete geçmesiyle beraber onun gür sesi yükseldi. - Ateş. Şimdi, Türk ordugahının önünde uzun bir ateş zinciri peyda oluvermişti. Develerin üzerindeki çalılar, kuvvetli bir alev yığını halinde yanıyor ve orayı dumanlı bir ışık içinde bırakıyordu. Sanki bir gün düz donanması, yahut savaş namına bir ateş ayini yapılıyordu. Filler son hızla ilerlemişlerdi. Böğüre böğüre koşuyorlar, havaya kalkmış olan hortumlarından garip fosurt
25 TL.
Kitap İçeriği Babam, Sadrazam Avlonyalı Ferit Paşa, Sultan Abdülhamit'i 1903'te tanımıştı. Konya valisi bulunduğu sırada saraydan bir davet almış ve alelacele İstanbul´a gelmişti. Dostları da haberi almış olacaklar ki onu tebrik ediyor: —Haydi, hayırlısı herhalde rütbesi vezirlik makamına yükseltilecek! diyorlardı. Çok iyi hatırlıyordu, soğuk bir sonbahar günü idi. Yıldız Sarayı'nda mabeyn odasında bekledikten sonra huzura kabul edilmişti. Babam diyor ki: —Padişah oturduğu koltukta bana şö
22 TL.
Жила-была женщина; очень ей хотелось иметь ребенка, да где его взять? И вот она отправилась к одной старой колдунье и сказала ей: -Мне так хочется иметь ребеночка; не скажешь ли ты, где мне его достать? Bir varmış bir yokmuş. Zamanında birinde bir kadın yaşarmış. Bu kadın bir çocuk sahibi olmayı çok istiyormuş ama onu nerede bulabileceğini bilmiyormuş. Ve böylece yaşlı bir cadının yanına gitmiş ve ona şöyle demiş: -Çocuğum olmasını öyle çok istiyorum ki, onu nerede bulabileceğimi bana söyleyemez misin?
4.99 TL.
Sıralama : Göster :
Toplam 530 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1